• türk kızlarının sevişmek istiyorum diyememesi

    21.
    erkeklerin hayalindeki kadin imgelemesinin ürettigi bir kadindan yola cikilarak üretilmis bir elestirimsi düsünce.
    valla benim de gözlemim normal sartlarda bütün kadin milletinin, milliyeti ne olursa olsun, "orospuluga" normalden asiri bir meyil göstermiyorsa, abazalar gibi "hadi yaaa yok mu beni s.keeenn?" diye bagirmayacagini söylemek zorundayim. almanya´da da kadinlar, tamam sevisirler falan ama, öyle uluorta erkek arkadasina bile öyle acikca belli etmezler. yani benim bi sürü milletten kiz arkadasim oldu simdiye kadar, daha tutup da hicbiri bana öyle direk "sevismek istiyorum" demedi. yani sevisirsin, gönlü varsa zaten yapar, gönlü yoksa "tecavüzcü" diye solugu karakolda alirsin. bu biraz "erkeklerin hayalindeki ideal kadin tipi" seklinde bir durum olmus bence. belki de bilincaltlarinda sevismeyi mütemadiyen "annelikle" "hamilelik" gibi cok mesakkatli seylerle ilintilendiriyorlardir. öyle yapiyorlarsa cok da haksiz sayilmazlar "simdi sevismek istiyorum de, hamile kal, aldirsan bir türlü aldirmasan bir türlü zictin kizim bari hic agzini acip da sevismek istiyorum deme" diye düsünüyorlardir (ben kadin olsam kesinlikle her sevismeyi böyle acayip bir sorumlulukla ilintilendirirdim). bence bunun türk kizlariyla degil de daha cok kadinlik kodlariyla ilgisi var. biz erkekler o kodlari bilemeyiz. ama iste "gönül isterdi ki..."
    6 -2 ... paganviodio
  • terörün negatif bir ifade bicimi olmasi

    ?.
    terörü "kendini ifade etme bicimleri" arasinda degerlendirip, konuya sogukkanli bir yaklasimla bakmaya calisan bir kavram. insanlarin, konusmaktan baska kendilerini ifade ettikleri sekil, örettikleri fiillerdir. terör bu baglamda " ideolojik siddetin fiile dönüstügü sekil" olarak görülebilir. terör dedigimiz olgu hep bir ideolojik savasimin sonucundadir. terörü yapan kaynak kitle "kendisinin ya da ideolojisinin haksizliga ugratildigina kani olmus" bir kitledir.

    demek ki terörün insanlarin bir kisminin bir sekilde "haksizliga ugradigini " düsünüyor olmasi gerekir. kendisinin ve cevresindeki insanlarin güzel ve normal bir hayat sürdügünü düsünen bir kimse teröre basvurmaz.

    "idelojik haksizlik"-benim uydurdugum bir kavramdir, buna mutlaka terminoloji de bir isim takmislardir, ancak benim bu kavramdan anladigim sey, "su veya bu ideoloji ne kadar da güzelken insanlar neden bu ideolojiyi benimsemiyorlar?" sorunsalinin ta kendisidir. bu sorun ortaya konup "ideal haline getirilmis ideolojinin" önündeki engel olarak görülen kesim de belirlendikten sonra, "engel" in yikilmasi icin "fiili harekete" girisilir. bu hareket terör ismini ancak bu fiili hareket kendisini siddet iceren sekilde gerceklestiriyorsa alir.

    daha önce de bahsetmistik, ideoloji dedigimiz sey, insanlarin mutlu olarak yasayacaklari en ideal sistem anlamindadir. bütün ideolojiler ortaya bu iddiayla cikarlar. ancak sosyolojik gelisimini tamamlayamamis ülkelerde bu ideolojiler genellikle "fanatizm" seklinde ortaya cikar. bunun sebebi en genel sekilde cahilliktir. cahillik ve fanatizm ideolojik bir kisveye bürünürse, genellikle ortaya siddet yani terör cikar. bunu solcu terörist gruplar da, kürtler de görürüz. ideoloji dedigimiz sey yüzündeki maskesini degistirip "futbol takimi tutma" kisvesine girdiginde gene ortaya siddet cikmaktadir. yani diger görüsü ,partiyi cürütmenin yaziyla, konusmayla ifade edilebilecegini bilmeyen ya da bilip de tatbik edemeyen yiginlarin kendilerini ifade bicimidir siddet.

    görüslerin, partilerin, futbol takimlarinin, milliyetlerin birbirleriyle catistiklari noktalar hep varolmustur. bu catisma noktalarina gelmis kisilerin yaptiklari her davranis kendilerini ifade edis bicimi olarak algilanabilinir. bu catismalar karsilikli duruslardir. herkesin birbirine karsi bir durusu vardir, ve herkesin bulundugu noktayi savundugu doneler vardir. bunlara saygi gösterilerek taraflar birbirlerine elestiri de bulunabilirler. bunlarin sebepleri cok degisiktir. yalniz, fanatizm cahillik ve ideolojik durus 3üncü sahislar tarafindan bir grup insanin birlikte yasamlarina kasit amaciyla kullanilabilinir.


    sonucta sagduyu sahibi bir insan kendisini siddetten baska bir sekilde de ifade edebildiginden, kendisini bu yöntemle ifade etme yolunu tercih edecektir.
    1 ... paganviodio
  • devrimciler teröristtir iddiası

    19.
    önyargili bir yaklasim. bir insanin bile gecmiste yazdigi günlükleri sonradan okudugunda "vay be ne kadar aptalmisim o zamanlar" dedigini düsünürsek, birey olarak insanlarin hayatlari icerisinde bile devamli bir degisim gösterdiklerini gözönüne alirsak, belirli bir görüsü savunan kisilerin tümüne birden bir etiketleme yapmanin mümkün olmadigi sonucuna varmamiz gerekir. o görüse katiliriz, katilmayiz, ama bir grup insani - kaldi tahminen binlerce insandir burada kastedilen- toptan "terörist" addetmek, yanlis sonuclara ulasmaktir.

    kaldi ki "terörist" adamlar bile, hayatlari boyunca yaptiklari degisimlerle, hatalarini anlayip görüslerini pozitif bir ifade yolu bularak, tarihe gecmeyi bile basarmislardir. örnek-almanya´nin artik tavir ve hareketleriyle efsane olmus gecmis dönem disisleri bakani joschka fischer.

    joschka -herkesin kabul ettigi gene kavram olarak- dünya da her görüsten adamin sevdigi, disisleri bakaniyken hemen her arabuluculuk toplantisina katilan, cok önemli bir siyasetciydi. ben de cok severim kendisini. tv kameralarinin önünde 70´lerdeki bir gösteri sirasinda polis panzerlerine molotof kokteylleri sallamis ve bircogunun yanmasina sebep olmus bir insandir kendisi. bu olaylarin görüntülerini tv´ler arada bir gösterirler. ancak disisleri bakanligi sirasinda israil bugün yaptigi girisimleri yapamiyordu, bu konuda o dönemde daha az terör olmasina ve daha az insan ölmesine katkida bulunmus birisidir. o dönemleri icin "genctik, ne yaptigimizin farkinda degildik." seklinde beyanlarda bulunmus. kendisinin tv kameralari önünde yargilanmasini (11 saat) saglamistir, alman tv´leri 11 saat boyunca josch´ka´nin ifadesinin alinmasini göstermistir. (bu olay, rus ve ukrayna daki elciliklerin o bölgenin insanlarina fazla üstünde durmadan vize verip almanya´ya gelmelerindeki bir usülsüzlükten kaynaklanmis, bu durumdan zamanin almanya disisleri bakani sorumlu tutulmus, ve o da " benim saklayacak bir seyim yok, tv´ler de gelsin, ifadem kayda gecsin" demistir. dünya da polise molotof kokteyli atmamis binlerce siyasetcinin yapmaya cesaret edemedigi bu davranisi joschka fischer göstermistir.

    demek ki molotof kokteyli atan bir "terörist" de kendisini "pozitif" sekilde ifade etmeyi ögrenebildigi zaman, almanya gibi kili kirk yaran bir ülkenin disisleri bakani olabiliyormus.

    terörün her türlüsünü en aci sekilde protesto etmemize ragmen, o terörün sonucunda pusuda bekleyen önyargilara kapilmamak icin, böyle de güclü bir örnek vermek, kanimca yanlis olmaz. insanlari toptan yargilamayi gec, teröriste terörist derken bile iki kere düsünmek gerekir. insanlar kandirilabilinen canlilardir, kandirilmis bir insan, ne kadar sucludur, bunu iyi analiz etmeli.-ancak tekrar ediyorum, dönüsü olmayan hatalar yapanlara, haksiz yere insan öldürenlere, lanet olsun- diyor, ama düsüncelerimizi, hep cok kere bircok süzgecten gecirmeden, kararlar vermememiz gerektigini düsünüyorum.

    (bu entry´de camideki hutbelere benzedi, ama vermek istedigim mesaji da baska türlü veremedim, kusura bakmayiniz.)
    7 ... paganviodio
  • pkk terör örgütü demek kolay

    13.
    ahmet altan´in internet´de rastgeldigimiz bir yazisinin basligidir. kesinlikle katilmadigimi yazarin büyk medya gruplarinda benimse sadece burada yazdigimdan dolayi, kagit üzerinde benim haksiz-cünkü kücügüm- onunda hakli- cünkü o büyük- aldirmadan kendisine protestolarimi buradan gönderiyorum. ben o bölgeleri tanirim, yazdigi " güvenlik gücleri isgal kuvvetleri gibi davraniyorlar." cümlesi kesinlikle fevkalade yanlis bir cümledir. millet binlerce verilen sehitten bikmistir, bu olaylari provoke etmenin degil, bitirmenin pesindedir, kimse kürtlere haksizlik etmemektedir.

    söyledigi "kimbilir kameralarin olmadigi yerlerde ne yapiyorlar?" lafi tamamen spekülatiftir, ne demek istiyor yani, güvenlik gücleri kameralarin önünde cocuk dövüyorsa, kamera olmayan yerde de mutlaka s.k.yor diye mi düsünüyor?...bunlar son derece yanlis düsüncelerdir, ve isin en önemli tarafi- tamamen haksiz yaklasimlardir, durum onun yansittigi gibi degildir. devletin ordusu, yakaladigi yarali pkk´li teröristi bile önce tedavi etmekle "yükümlüdür". o adam yarali olmasa kendisini tedavi ettiren adami öldürmeye calisacakti. bunlari böyle sensasyonel yazilar yazmak pesinde kosan yazarlarin olaylari bu sekilde yorumlamasina akil sir erdiremiyorum, o adam o yaziyi buraya yazsa, kimbilir kac kere "eksilenir"di ?

    ahmet altan kardesim, duygularina hakim olmayi ögren, unutma ki 10 dakika sonra duygularin seklini degisterecektir, ancak "yazdigin" sey "yüzyillarca" kalir. yazar olan adamin ögrenmesi gereken ilk seyi bilmiyor gibisin, ben -burasi ve ben kücügüz ya- haddim olmayarak sana bunu bu satirlardan hatirlatmis olayim. yazdigin seye "bir örnekten tüme varim yapmaya calismak " denir. bunu naziler de yapmislardi. dogru mu yapmislardi?
    6 -1 ... paganviodio
  • konya devlet tiyatrosu

    3.
    milletin "ne de güzel bir tiyatro yaw su konya tiyatrosu" dedigi an türkiye´nin cag atladigina inanacagim tiyatrodur.
    1 -1 ... paganviodio
  • rte nin her yaptığını yanlış görmek isteyen şahıs

    1.
    önyargilarla doludur. olay sahislarin ya da ideolojilerin degil devletin bekaasidir. rte tc´nin basbakanidir. biz onun bircok eylemine karsiyizdir, ancak bugünkü obama´ya sert cikisini "haksizliga karsi cikan bir eylem" oldugu icin destekleriz. bunu hazmedemeyene birkac kutu hazim ilaci almasini da tavsiye ederiz.

    böyle "ermeni katliami" denieln bir olay olmamistir, obama abd´nin baskani olarak "tarafsiz" kalmak zorunda, hele ciddi bir ülkenin baskani iddiasini tasimak istiyorsa "tarihi belgeleri ciddiye almak" zorundadir. madem "ermeni soykirimi" konusunda "ermenilere yönelik son derece büyük katliamlar oldugunu" iddia edebiliyordur, bunun belgeleri mutlaka olmalidir, o belgeleri de aciklasin (yok cünkü bu sekildeki belge)

    basbakan hakli olarak bu duruma karsi cikar. ben rte´nin ilk defa bir söylemine katilmaktayim, o da bu söylemidir, arkadaslar "eksilemisler" beni onlarin duyarsizligini bu satirlar da protesto ediyorum. basbakan "he ya obama haklidir." mi deseydi? kusura bakmasinlar ben yapmadigim bir katliamdan sorumlu tutulmayi son derece rahatsizlik verici buluyorum. beni eksileyen o sahislar "katilligi" kendilerine yakistiriyorlarsa, o da onlarin sorunudur, bunu ben kendime yakistiramiyorum, kusura bakmasinlar.

    türkiye´de bazilarinin bazi konularin "politika üstü" oldugunu ögrenmelerinin zamani geldigini düsünüyorum. "yanlis" adam da bazen "dogru" yu söyleyebilir, önemli olan dogruyu yanlis adam söylediginde insanin icindeki hirsi yenip o sahsin o anki dogrusunu takdir edebilmesidir.
    2 -1 ... paganviodio
  • 90 sonrası doğanlara tavsiyeler

    ?.
    bol bol tarih okusunlar, resmi tarihle yetinmesinler, gayri resmi olanini da okusunlar. "atatürk´ün genclige hitabesini" mutlaka ezberlesinler, ve "ordular ilk hedefiniz akdeniz´dir ileri! " sözündeki inanmisliga hayran olmayi ögrensinler.

    "ordular ilk hedefiniz akdeniz´dir ileri" sözüne aciklama- bunu pasa söylediginde bulundugu yer bugün bile otobüsle 7 saatlik mesafedir.bu emir verilmeden önce o zamanin süper gücü ingiltere´nin askeri uzmanlari yunan mevzilerini denetler ve "bu mevzileri türkler 6 ayda sökerse büyük basaridir." derler. bunu söyledigi yer afyon´unda oldukca dogusundaki conk bayiridir. o anda kimse cikip da "pasam amma attin yaw, sen akdeniz diyince kara bitti, izmir´e geldik, baksana herifler 6 ayda gecerlerse büyük basaridir diyor, biraz alcaktan atsan daha iyi olmaz mi?" dememistir. iste bu zafere olan inancla kurulmustur bu cumhuriyet. 90´dan sonra dogan kardesim, öncelikle bunu idrak etmelidir.
    1 ... paganviodio
  • rte nin obama ya verdigi sert cevap

    1.
    bugünkü gazetelerde okudugumuz bir haberdir. atif "ermeni soykirimi" konusunda obama´nin yaptigi konusmadaki söylemlerinedir. basbakan´in tepkisi dogrudur. obama eger lobiler etkisiyle baskanlik yapacaksa, cikip "ermeni lobisi var kardesim, adamlar cok güclüler, ben de onlari dümen suyuna gitmek zorundayim." desin. daha dürüst olur. böyle bir katliam olmamistir. bu konuda ingilizler 1.dünya savasindan sonra ermenilere soykirim yaptiklari iddiasiyla malta´ya sürdükleri osmanli komuta heyetindeki türkleri yargilayamamislardir. obama önce acip ingiliz tarihcesindeki bu konu hakkindaki bilgilere baksin.

    yalniz obama dünya´ya baris getirmek konulu girisimlerde bulunan bir baskan´dir, onu diger yaptigi hamlelerin pekcogunda destekliyor olmama ragmen, bu konudaki lobi güdümlü söylemlerine yaptigi aciklamalarin "tarafsizlik" ilkesine karsi bir durumu oldugu icin katilmiyorum. dogrudur, biz türkler birbirimizi cekemeyizdir, o yüzden birlesip "kollektif hareket etme özürlüyüzdür" ama bunun böyle olmasi yapmadigimiz seylerden suclanmamizi gerektirmez. eger bu is lobilesmekten geciyorsa is "lobisi olan düdügü calar" sekline dönüsecekse, o zaman bunu acikca söylesinler de bilelim.

    basbakan´in bu tepkisinin abd´yle iliskilerimize yarar mi zarar mi getirecegini su an icin kestiremememe ragmen, söylemlerinin benim düsüncelerimle örtüsmesi yüzünden kendisine katildigimi belirteyim.
    5 -3 ... paganviodio
  • kör tren hattına intihar etmek için yatan adam

    ?.
    ölmeyecegini bilerek güven icindeki bir adamdir. derdi dikkat cekmektir, ölmek degildir. belki parasi yoktur, belki sevdigi ona yüz vermiyordur, belki de sevdigi parasi olmadigi icin yüz vermiyordur. eee sevdigi para pesinde olan sevdicek icin de tutup anahatta yatilmaz.
    ... paganviodio
  • istanbul izmir ve bursa dan daha güzel diyen insan

    11.
    istanbul´u cok seven adamdir. gönül nereyi severse en güzel orasidir. istanbul tarihtir, dönem bitirir, baslatir. yunanlilarin hala hayallerindeki sehirdir (insallah hep onlarin hayallerinde kalir.) yunan helenizminin en önemli sehridir. ingilizler bile "istanbul´da en azindan bir süre hakim güc olduklarini" övünerek anlatirlar. hatta bazilari icin bu londra´ya sahip olmak kadar övünc verici birseydir. bu kardes "türkler gibi barbarlarin elinde bu kadar güzel bir sehrin ne isi var?" seklinde cümleler duymustur. bulgarlar da dahil bir sürü milletin rüyalarini süsleyen bu sehir, stratejik acidan akdeniz´i karadeniz´e baglayan cok önemli de bir kontrol noktasidir. istanbul bogazinin trafige kapatilmasi, bugün bile büyük bir savasin cikmasina sebep olur. bazi sehirler, kisisel zevklerin ötesinde degerlere sahiptirler. istanbul mesela.
    2 ... paganviodio
  • abd nin 24 nisan 2009 sözde soykırım açıklaması

    13.
    obama´nin "ortadan" idare etmeye calistigi bir aciklamadir. ancak görünüs obama´nin "orta´nin ermeni tarafina kayan bir taraflarinda oldugu" izlenimi vermektedir. ermeni lobisi var. mutlaka cok güclülerdir, ve obama´yi "soykirim" olayini tanisin diye de oldukca destekliyorlardir.

    burada gene hep aklimda olan, ama galiba rüya olarak kalacak olan bir görümü tekrar yinelemek isterim. bati devletlerinde yasayan türkler genellikle hali vakti yerinde insanlardir, allah´a sükür hicbiri dilenmez, hepsinin yasal yasadisi bir isi vardir, hele almanya´dakiler en pahali arabalara binerler, evlerini saray gibi döserler.

    ama türk milleti azizim birbirini cekemez ve "lobilesemez"...amerika´dakileri tanimam, almanya´da bir türk lobisi olusacak olsa, her is yeri 1 euro para koysa bi havuza, bir ay icinde banka da kurarlar, basin yayin kurulusu da...ama bütün isyerleri birbirinin rakibidir, herkes cebini düsünür, camilerden topladiklari paralari bile "ic" ederler. hele cumalari camilerden bir paralar toplarlar, insan aklini oynatir. sözümona yok camiye, mutfak yapiliyodur, yok yemek takimlari alacaklardir, hicbir seyde yapmazlar, kimseye belge vermezler, kimdir nedir, kimsenin günahini almamak lazim ama, tahminim o paralari hep "cukka" ya indirirler.

    tabii, birlesmis lobilesmis kavimler büyük islere girmis, büyük paralar kazanmaya baslamislardir, bu "kücük" hareketlerle türk milletinin baskan obama´ya "yok ermeni soykirimi falan, hepsini uyduruyorsunuz" dedirtmesi mümkün degildir. ermenilerin elinde bir sürü dergi, basin su bu varsa, obama´yi yipratma durumu olabilecekse- obama´ya da gerek yok, kabinedeki baska birisi de olur- o zaman obama ´da mümkün oldugunca "ortadan" konusmaya calisacaktir.

    fransa´da cok acayip bir ermeni lobisi vardir, ve fransa ´da "soykirim yoktur" demek suc kabul edilmistir. pasif türk milletine duyrulur. bu isi bir düzene koyup lobilesmedikce, "kücük hesaplar" pesinde kostukca, bu is böyle devam edecektir. türk milletinin koordine olmayi ögrenecegi günü sabirla beklemekteyim. biz denedik, baskalari da denedi, hep bir kiskanclik, tökezletme girisimiyle karsilastik, biz cok kücükmüsüz, öyle dediler, biz de "büyük" olanlarin ise elini atmasini bekliyoruz.
    1 ... paganviodio
  • ergenekon terör örgütü

    146.
    Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyet'ini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

    Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur.

    Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir.

    istikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.

    Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin!

    Bu imkân ve şerait, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir.

    istiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.

    Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dagıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.

    Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hiyanet içinde bulunabilirler.

    Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

    Ey Türk istikbalinin evlâdı! işte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır!

    Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!

    Mustafa Kemal Atatürk, 20 Ekim 1927

    ergenekoncularin en önemli suclarindan birisi "halki galeyana getirip, ayaklandirmaya calismak" tir.

    üstteki metin "sartlari hic düsünmeden, istasyonda dilenen sakat bile olsan" harekete gecmeni senden istemektedir. demek ki bu metin "halki galeyana getirmek isteyenlerin" en "azilisi" olsa gerektir.

    kimbilir belki bu metni yazan sahsin naasini da "ergenekoncu" oldugu icin bulundugu yerden alip bilinmeyen bir yere gömer, su an yattigi yere de "galeria" adli alisveris merkezlerinden acarlar.
    9 -2 ... paganviodio
  • önyargı ile öngörü arasındaki fark

    2.
    önyargi vardir. önyarginin olmadigini söylemek icin a ile b´de edilnilmis tecrübelerin tamamiyla ayni oldugunu kanitlamak gerekir. önyargi, a ´dan edinilmis tecrübenin kesinlikle b´den de edilecegini öngörür. fizik kimya gibi bilimsel durumlarda bu kesin olarak kanitlanabilinirken, insan iliskileri acisindan bu durum hic de öyle degildir. sadece kötü degil iyi önyargilarda mevcuttur.
    1 ... paganviodio
  • pulp fiction

    531.
    kendisine "pulp" diyen ilk ve son film. konusunun filme yayilisi son derece ilgi cekicidir. düzene konmus hali kabaca su sekildir;

    vince ve jule wallace icin calisan gangsterlerdir. bilemedigimiz bir cantayi wallace´a vermekte gecikmis üc dört gencin icabina bakmaya sabahin saat 7 bucugunda giderler, cantayi aldiktan sonra, disarda olaylari takip etmekte olan bir dördüncü genc hisimla iceri dalar, ve tabancasininmagazini bitene kadar ates eder, ve hepsini iskalar. jule bunu bir "mucize" olarak algilar, öldürmedikleri son adami yanlarina alarak olay yerinden ayrilirlar. birsey anlatirken vince arabanin arkasina oturttuklari öldürmekdikleri adamin kafasina "yanlislikla" ates ederek öldürür, sehrin tam ortasindalardir, tanidiklari birilerine telefonlar ederler, sonunda hizli arabalar kullanan wallace´in adamlarindan birisi onlara yardimci olur. arabayi beyin ve kafatasi parcalarindan temizlerler,bu temizligi yaparken üstleri baslari berbat olur, kiliklarini o arkadaslarinin verdikelri tisört ve sortlarla degistirirler. sonra (bu olaylarin hepsinin sabah oldugu unutulmasin) canlari kahvalti etmek ister, bir kafeterya da kahvalti ederlerken acemi bir cift restorani soymaya kalkisir, o sirada vince tuvalete girer, jule yalniz oturuyordur, sonucta, jule az evvel basina gelmis mucizen in etkisi altinda bu acemi soygunculara bir tür "hutbe" de bulunur. sonra wallace in karargahi olan bara aldiklari cantayi vermeye giderler.

    wallace o sirada butch adli bir boksörle bi boks macini manupule etmeye calisiyordur, butch(b.willis) 5.raund´da yenilecektir. bunun karsiliginda büyük para alir, parayi alip isini bitirdikten sonra, bardan bir sigara alir, o esnada vince barda oturuyordur,butch´a hakaret eder. bu butch´in hic hosuna gitmez.(belki de butch bu hakaretten ötürü yenilmesi gerektigiyle ilgili görüsünü degistirmistir, orasi aciktir, filmde aciklanmaz.)

    sonrasinda vince wallace´in karisini yemege cikarir, daha önce aldigi eroin paltosunun cebindedir, kokain almaya alisik olan wallace´in karisi eroini kokain zannedip ceker ve ölümle burun buruna gelir, zor kurtarirlar.

    ayni esnada butch´in boks maci olmaktadir, butch macin 5.raundunda düsecegine tutar, rakip boksörü ilk raund´da öldürür, ve arka pencereden kacar, esine de bu konuyu haber vermistir, evlerinden zaten kacma planiyla ayrilmislardir, ancak butch´in bir kol saati vardir, ve bu saatin manevi degeri cok yüksektir, butch´in karisi saati evde unutmustur, butch bundan dolayi eve geri gider, ve wallace´in adami vince o sirada evdedir ama o esnada tuvalettedir,butch bunu o an icin farketmez, fakat sonra otomatik silahi görür eline alir, ve tost aletinin beklenmeyen ötüsü yüzünden vincent´i öldürür, sonra disari cikar, arabayla giderken esas patron wallace´i yoldan karsidan karsiya gecerken görür, ezmek icin arabaya tam gaz verir kaza yapar, sonra malum müzik dükkanindaki "tecavüz" sahnesi vardir, wallace onu öldürtmenin pesinde olmasina ragmen , asagidaki odada wallace´i fiili livata olayi halindelerken yukardaki dükkanda buldugu bir samuray kiliciyla wallace´i kurtarir, wallace´te butch´i bu kiyagindan dolayi, "los angeles´tan ayrilmasi sartiyla" affeder.livatacilardan birisi polistir, ismi zeth ´tir, ve bir chopper kullaniyordur, harley- herhalde-, zeth´in anahtarlarini alir, ve evine gidip karisini alarak ortadan kaybolur. harley´le ana yola ciktiklari sahne, zamansal olarak filmin son sahnesidir.

    filmin zamansal olarak düzene koyulmus sekildeki konusu böyledir.

    film de vincent ölür,, kötü adamlarin patronu wallace´e hem de polis,gercek manada tecavüz eder, butch kötü isler yaptigindan "kilpayi" tecavüzden kurtulur, ancak jule, o cantayi aldiklari evdeki "mucize" yüzünden kendisini tamamen olaydan kurtarir. yani iyiler kazanmis olur, ancak bu mesaj son derece dolayli ve kesinlikle klise olmayan bir sekilde,"indirekt" olarak verilmektedir.

    pulp fiction, kesinlikle pulp falan degildir, ve film tarihinde cok özel bir yere sahip bir filmdir, kliselesmis filmlerin hepsinden cok daha özeldir.
    7 ... paganviodio
  • sismanlik

    4.
    alman anayasasinin ilk maddesi "insanin kendisi farkinda olsa ya da olmasa da yüce degerlerinin dokunulmaz." oldugudur. insanlari sisman, zayif, zenci, homoseksüel, müslüman, yahudi, hristiyan, fransiz, türk, laz, kürt diye ayrimlarla ayirmak mümkündür.

    sisman olmak etnik ayrimdan farkli bir durumdur, genellikle psikolojik bir etki sonunda olusmaktadir, birtakim aliskanliklarin sonucudur. genel olarak cocukluk esnasinda annenin "ye oglum, ye kizim" seklinde cocukla yaptigi kavgalarin cocugun bilincaltina yerlesen "hastalikli yeme güdüsünün" sonucudur. benim de kendimle ilgili hatirladigim ilk anilarim, annemle yemekle ilgili oynadigim köse kapmaca oyunlaridir. özellikle türk annesinde kendisinin "annelik icgüdüsü" olarak tanimlayacagi sac´masapan bir seyin sonucudur. bu kadin "kadin " sifatiyla sisman erkekten hoslanmaz, ama cocugunun da önündeki tabagi bitirmesi icin girtlagina cökecektir. bir cesit "cifte standard" yani.

    insanlarin sisman olduklari algilanir ama davranislar da onlari kisitlayan, diskrimine eden bir sekil belirdigi anda is "dis görünüsüne göre insanlari yargilamak olur." ve alman anayasasinin yukari da belirtilen maddesindeki "dokunulmazlik" cignenmis olur.

    bir insan ne kadar yasar, ne zaman ölür, onu ancak allah bilir. insana düsen esit davranma olayini hasbelkader devam ettirmektir.
    3 ... paganviodio
  • ermeni sorunu

    39.
    ermeni lerin "oldugunu" iddia ettikleri bir soykirim´i baslangici gösterdikleri sorun. bu soykirim da ölenlerin sayisi yillar gectikce artmaktadir. atatürk zamaninda 350bin olan bu sayi 50´ler de yarim milyon a 700bine, sonra 1 milyona bugün icin de 1,5 milyona firlamistir.bu ölenlerin kimlikleri falan yoktur, sadece istatistiki sayilardir. bu adamlarin nerede öldürüldükleri, mezarlari, eskiden acmis olduklari sonradan zulüm yüzünden kapattirilan dükkanlari, falan yoktur- bu yahudi katliami söz konusu oldugunda alinan sahislarin alindiklari ana kadar yasadiklari hayatin her baglamda izlerinin bulunmasi acisindan cok sasirticidir-. kimmis bu 1,5 milyon adam, isimleri neymis?

    bugüne kadar öyle 1,5 milyon adamin gömülmüs oldugu bir toplu mezarlik da bulunmamistir. van´da bulduklari bir toplu mezarin iceriginde yapilan dna testleri sonucunda o mezardakilerin van ve cevresinde yasayan türk ve kürtler oldugu belirlenmistir. hani nereye gömülmüs bu ermeniler? 1,5 milyon adam sahis basina 45 kg kemik demektir. 5 kilosu yillar icerisinde un olsa 60 milyon ton kurumus kemik bulunmus olmasi gerekir. böyle bir buluntu yok, hani nerede bu 1,5 milyon adamin kemikleri, 60 milyon ton kemikten bahsediyoruz, o kocaaa yük gemilerinden kimbilir kac tanesi demektir bu. hani nerede bu kadar kemik? yok bulamadilar....

    bunun disinda ingilizlerin "soykirim" dan sorumlu tuttugu bir dolu komutan ve osmanli ileri gelenlerini sonradan delil yetersizliginden salivermesi durumu da önemli. kendilerinde belge olmadigi icin , amerikalilardan istiyorlar belge, onlarda da yok, maalesef salivermek zorunda kaliyorlar. madem öyle cok kesin bir sekilde bir katliam yapilmis, neden madem ingilizler adamlari yargilayamamislar?...sorular sorular... hukukta hersey kanit- belge üzerinde yürür, bunun disindaki hersey "dedikodu" dan ibarettir, ve dedikodu da sadece gülünctür. madem bir iddia da bulunuyorlar, iddialarini kanitlasinlar ya da böyle cirkin fitiralardan vazgecsinler.
    3 ... paganviodio
  • izmir

    586.
    bir istanbul´lu olarak izmir sehrini begendigimi söylemeliyim. halki cok cumhuriyetcidir. vatanseverdir. kizlari cok güzel ve cogunlugu tas gibidir. pek iktidar yanlisi olmadiklari icin bazi tanidik sesler izmir icin "gavur izmir" demekten kendilerini alamamislardir.

    izmirli´ler istanbul´un sehir yapisi olarak izmir´den cok daha karmasik olduguna, izmir´in cok daha basit bir planlamasi oldugunu söylemelerine ragmen, ben izmir´de sadece kordonboyunu bilirim. bana o virajli bir rampa var, onu ciktiktan sonrasi cok karisik gelir.

    endüstriyel olarak bakacak olursak izmir halen daha sanslarini kullanmayan bir sehirdir. devlet´in izmir´i cok daha stratejik olarak degerlendirmesi lazim. izmir ´e bir kere cok iyi "yavas"-hizli degil- demiryolu getirilmesi, ve izmir limaninin cok daha büyütülmesi oradan trenle asya ve rusya yönüne hatta birkac hatlik (cok mu ucuyorum?) yük treni hatlari kurulmasi lazim. izmir limani avrupa´yi cin´e ,iran´a rusya´ya baglayan bir köprü yapilabilir. izmir bu bakimdan potansiyeli antalya ve mersin le birlikte en yüksek sehridir.

    buna ragmen limani cok kücüktür. yani stratejik önemiyle kiyaslanirsa, oyuncak bir limandir desek yeridir.

    bunun disinda istanbul ve ankara´yla her saat basi bir trenin kalkabilecegi bir illa hizli olmasina da gerek yok, tren 150 km hiz yapsa yeter, 150 km hizla bir tren istanbul´a 3,5 saatte girer, trenyolu yapilmasi gerekir.

    düsünsenize türkiye´de hala istanbul- ve izmir arasinda dogru düzgün demiryolu baglantisi yoktur. birisi 1. digeri 3.en büyük sehirler ülke iller siralamasinda. böyle 1. ve3. büyük illerin birbirleriyle demiryolu baglantisinin olmadigi hicbir avrupa ülkesi yoktur. hayir, yolcuyu gec, yük olayi cok aksar, gerci yolcu da aksar...

    izmir hakkinda söylenebilecek cok daha fazla sey vardir. ne turistik potansiyeli ne de ticari stratejik potansiyeli dogru düzgün kullanilmayan bir sehirdir izmir. izmir´in su an oldugundan cok daha atak, cok daha ilerlemis, bir kere gercek bir demiryolu kavsagi olmasi lazim.karadeniz kiyisindan rusya´ya konya-kayseri diyarbakir yönünden iran´a vizir vizir yük trenlerinin gidiyor olmasi lazim. trenle bir yük bir gemiden cok daha hizli nakledilir. o yüzden böyle anadolu gibi bir yarimadanin tam burnunda olan bir izmir´in kücücük oyuncak gibi bir limani olmasi olmaz.

    ben izmir´in türk denizciligi icin cok önemli bir sehri oldugunu düsünüyorum.türkiye´nin köprü konumunun anlasilip iyi kullanilmasi oraninda, izmir de buna paralel olarak gelisecektir.
    6 -6 ... paganviodio
  • yavas trenyolu olmadan hizli trenyolu olan ülke

    1.
    türkiye´dir. dogru düzgün yavas treni olmadan hizli trene özenen ve bunu da gerceklestiren bir devlettir. istanbul´dan diyarbakir´a tren 67 saatte gitmektedir, bu o hatta, ya da merkezler arasinda dogru düzgün hat olmadigina delildir.

    bunun disinda türkiye´de "trenle yük trafigi" bu yüzden yapilamamaktadir. yük trafigi türkiye´de kamyonlarla yapilir, halbuki türkiye bir "kamyonla yük tasimaciligi yapilabilecek" ülke degildir. bir ucundan diger ucuna kamyonla birgünde ulasabileceginiz ülke,"kamyonla yük tasimaciligi yapilabilinecek" ülkedir, ancak türkiye bir kamyonun bir günlük menzilinden cok daha büyüktür. (abd´de yük trafiginin %90´i trenle yapilmaktadir.) trenin en büyük meziyeti yük trafigidir, trenle yük transportu acayip ekonomiktir. bunun bilimum hesaplari vardir, ama bilindigine göre treni gemiyle yapilan toplu transport olayini "karada da nasil yapabiliriz?" sorusuna yanit olarak üretmislerdir.

    karadeniz´de hic trenyolu yoktur, rusya komsudur, karadeniz tarafindaki sinirdan bizim güney limanlarimiza tren yolu yapilip ruslara "hocam bak senin malini gemiye mersin limaninda yükleyelim, oraya kadar trenle transe edelim" diyebilsen, adamlar mest olurlar, gelir bir de seni öperler.

    türkiye üc kita arasinda köprü gibi bir ülkedir, böyle bir özellige sahip dünyadaki "tek" ülkedir. bu ülkenin her tarafini boydan boya trenyollari gecmelidir, ve bu transportculuk olayindan alacagi paralarla bile türkiye ihya olabilir. izmir limanindan bir karadeniz tarafina bir de hakkari üzerinden iran tarafina direkt giden trenyolu olsa, o izmir limanini bütün dünyanin diger ülkeleri mallarini trenle hem daha hizli hem daha kisa ve ucuz oldugu icin bu yöntemle tasitmaya calisirlar. izmir limanni-türkiye -ihya olur.bir malin almanya´dan cin´e trenle gitmesi gemiyle gitmesinden 15-20 gün daha kisa sürüyormus, diye yazilar okuyoruz. bu bilgiler aslinda türkiye icin de mesajdirlar.senin samsun´dan mersine direkt bir hattin olsa bile rusya gibi dev bir ülkeyi kendine müsteri olarak baglarsin. valla burda hizli degil yavas- yük hattindan bahsediyoruz, böyle bir hat da iki yil da yapilabilir. hem samsun´u hem mersin´i hem de devletin kasasini harika bir sekilde ihya edersin. bizim arkadaslar ton basina 1 lira alinsa bile türkiye´nin ihya oldugunu hesaplamislardi. kaldi ki transport ücretleri cok daha fazladir. tren, firtina da batmaz, sisten etkilenmez, hizlidir, sabit süratte seyreder, önüne birden bir kamyon falan cikmaz ve genel hesaplamalara göre bir dizel lokomotif km basina 1 euro yakmaktadir. yani cok ucuzdur.

    simdi yolcu olayi olarak türkiye´böyle bir "trenyolu" altyapisi olmadan "hizli tren" yapiyor. dünyadaki hicbir gelismis devlet de böyle yavas tren hatti olmadan hizli tren yapilmamistir. meraklisi acsin haritayi, almanya´daki, fransa´daki yavas trenyolu agina bir baksin. hizli tren ancak bunu bir nebze gelistirilmesi anlamina gelir. türkiye bu hareketiyle biraz "seyirciye oynuyor" hissi uyandiriyor adamda. bugün hamburg limani dünyanin en önemli limanlarindan birisi olmussa, bu almanya´nin yavas tren hattinin binlerce yük trenini kaldirabilmesi kapasitesi yüzündendir. biz herhalde ki türkiye´ ye cakilan her civiyi sevincle karsiliyoruz ama, "yük" trafigi, yolcu trafiginden cok daha önemli birseydir.

    hesaplamalar:
    bir dizel lokomotifin km basina 1 euro yaktigi gercegine göre, bir container vagonu 16 metre uzunlugundadir. ve 100 ton yük sarilabilinir. 4000 beygir güclük bir lokomotif 40 vagon ceker. bunu 2000km cekse, maliyeti 2000 euro olur- biraz daha fazla olabilir, ama cok daha fazla olmaz.) bir kamyon en fazla 25 ton yük cekebilir. ayni yükü kamyonla tasimaya kalksak bize 160 kamyon gerekecektir. her kamyon 100 km´de 35 litre mazot yakar. 35 x 160 = 5600 litre mazotu sadece 100 km´de yakariz. 2000 ´in icinde 20 adet 100 var olduguna göre 5600 x 20 = 112.000 litre mazot yakariz. bizim tek dizel lokomotif kac yakiyordu? 1800-2000 litre mazot !!!! 110.000 litre mazotu tek bir yük treni(40 vagonlu bir tanesi) tasarruf etmektedir, 2000km mesafe de. bunun geri kalan hesabini da artik siz yapiniz. yük treninin ne menem birsey oldugunu kendiniz hesaplayiniz. saygilar.
    2 ... paganviodio
  • leonid kogan

    1.
    dünyanin gelmis gecmis en büyük kemancilarindan biri, bircoguna göre en büyügü. herkesten daha teknik,daha büyük, hani derler ya "mangal gibi bir yürege sahip" büyük üstad. rus olmasi ve bütün hayatini rusya´nin komunist oldugu zaman da gecirmis olmasi yüzünden diger bütün kemancilar ondan daha ünlü olmuslardir. ancak kayitlarinin hepsi "paha bicilmez" dir. hakettigi ünü hicbir zaman kazanamamis olmasi, degerini zerre kadar azaltmaz.

    paganini´nin op.6 nr.1 koncertosunu calisini dinledikten sonra, ayni koncertoyu perlman´dan dinledigimiz zaman perlman "iyi bir ögrenci" tadi vermektedir, o kadar mükemmeldir.

    Shostakowitch koncertosu inanilmazdir. ne ondan önce ne de sonra ben o eserin öyle calindigini duymadim. giristeki toccata´da kemandan cikardigi ton- ki zaten kogan´in kemaninin tonu kesinlikle diger kemancilarinkinden daha robusttur- tarihe gecmistir.

    Beethoven´in keman koncertosunu calisi cok önemlidir. koncertoyu abartmaz, kücültmez, dalga gecmez, son derece ciddi bir calis ve mükemmel bir teknikle eseri yorumlar.(caldigi kadans´da degisiktir)

    Keman calarkenki yüz ifadesi hicbir zaman unutulmayacaktir. Son derece ciddi bir durusu vardir.

    Paganini´nin "nel cor piu non misento" variationlarini Kogan dan daha iyi kimse calmamistir (bu kaydin youtube´da videosu vardir, ve o video youtube daki en degerli videolardan birisidir.)

    Kogan guarneri del gesu bir keman caliyordu.

    kogan bir tren yolculugu sirasinda vefat etmistir. öyle ki yolcular kendisini "uyuyor" sanmislar.

    leonid kogan bizim icin insanlik tarihinin dünyaya sundugu en büyük hediyelerden birisidir.
    2 -1 ... paganviodio
  • itzhak perlman

    8.
    dünyanin gelmis gecmis en büyük kemancilarindandir. cok iyi caldigi pek cok eser vardir. özellikle 35-55 yaslari arasinda teknik düzeyi cok yüksekti ve en önemli kayitlarini da bu arada yapmistir. su an kac kere grammy ödülünü aldigini söyleyemeyecegim ancak bircok kez aldigini biliyorum. 1992 ya da 93 yilinda istanbul´da aya irini kilisesinde de calan perlman istanbul´daki konserinde

    schubert -sonatina
    beethoven - sonata ,kreutzer, nr.9 a moll
    prokofief -sonata 94 a nr.2

    isimli eserleri seslendirmisti. prokofiev sonati parcalamisti. yaptigi kayitlar icerisinde iz birakan en önemli kayitlari arasinda hic kuskusuz elgar keman koncertosunu yorumlamasini söylemek gerekir. bunun disinda shostakowitch keman koncertosunu caldigi zubin mehta´yla yaptigi kayit da unutulmazdir. daniel barenboim´le bircok kaydi vardir, bunlarin en önemlisi hic kuskusuz brahms´in keman piyano sonatlarinin kaydidir.(bilmeyene- barenboim bu kayit da piyano calmaktadir.) bunun disinda yaptigi iyi bulunmayan kayitlar da vardir. mozart yorumlari genellikle begenilmez. mozart keman koncertolarini calisi fazlaca sekerlidir. buna karsin pablo de sarasate´nin eserlerini caldigi piayanist samuel sanders esligindeki cd´deki bütün parcalar, perlman´in yorumuyla tarihe gecmistir. bach solo sonat ve partitalari calisi da cok tartismalar cikmasina sebep olmustur, bach´larinin bazilari cok iyi bazilari da cok kötü bulunur.(ben de bu görüsteyim). genellikle klasik ve barok dönem eserlerini fazlaca serbest ve sensasyonel üslupta calmistir, buna karsin bütün romantik keman literatürünü oldukca iyi yorumlamistir. mesela dvorak´in keman koncertosunun yorumu cok enterasandir. ya da bruch keman koncertolarinin hepsini efsanevi calar.

    ancak perlman´in en cok hatirlanacagi kayit tahminen, wieniawski´nin keman koncertolarini seiji ozawa´nin sefligini yaptigi orkestra esligindeki calisidir. 1 numarali fa diyez minör keman koncertosunu calisi, 2 numaranin 2. bölümünü calisi hicbir zaman unutulmayacak, keman literatürüne gecmis cok önemli bir kayittir.

    bunun disinda vivaldi´nin herkesin caldigi dört mevsim koncertolarinin perlman´la olan yorumu, gercekten en iyi yorumlardandir (israel philarmonic perlman)

    perlman 1714 "soil" stradivari kemani calmaktadir, bu kemani perlman´dan önce menuhin caliyordu.
    8 ... paganviodio
  • yeni şeyler getiriyorum