• balina

    23.
    allah´in en enterasan yaratiklarindan biri (ben inanan birisi olduguma göre böyle tasvir etmem gerekir.)

    cok degisik, insanin aklina durgunluk veren bir sürü özelligi vardir da....en acayip olani duydugumda gercekten saka sandigim balinalari diger bütün hayvanlardan -ve insanlardan ayiran özelligi birbirleriyle iletisim teknikleridir.

    balinalar -ki toplamda 80 tür falandirlar- devamli olarak bir "sarki" söylerler. sesleri cok güclüdür. söyle ki normal büyüklükteki bir balinanin cikardigi ses 170 desibelden daha yüksektir - bu bir jet ucaginin cikardigi gürültüden daha yüksek bir desibeldir- okyanuslarin 600 ila 1200 metre derinliklerinde suyun sicakligi, tuzluluk orani, ve yogunlugu birdenbire degisim gösterir (bunun neden böyle oldugunu ancak allah bilir) bu "su katmanlari" benzer özellikleri bütün okyanuslarda gösterirler, yani dünya yüzeyindeki okyanuslarin sulari mineral ve genel tuzluluk olarak degisik olmalarina ragmen okyanuslarda böyle enterasan bir katmanlar zinciri mevcuttur.

    bu katmanlarin herbiri degisik frekanslardaki seslere rezone olabilmektedir. her balina türü, ne hikmetse hangi frekansin hangi katmanda rezonans yaptigini bilmektedirsesin rezone olmasi olayini siseye üfürüp icinden ses cikartanlar en iyi anlayacaklardir, sise, belirli bir titresim oldugunda "rezonans" a gecer,ayni sey su icinde gecerlidir,tabii derinlik arttik ya da yükseldikce sisenin incelip kalinlasmasi gibi rezonansin olustugu ses de degismektedir. balinalar o katmana inip belirli bir sesi 170 desibel gücünde yaydigi zaman suyun o katmani o sesi inanilmaz uzakliklara bir "telefon teli" gibi tasimaktadir- bilim bunu henüz tam aciklayabilmis degildir(bu henüz yeni zamanda kesfedilmistir, yani "sarki" söyledikleri biliniyormus da, neden söyledikleri bilinmiyormus- bu bahsedilen uzakliklar öyle akilalmaz uzakliklardir ki, bu "katmanlar" sayesinde hint okyanusunun afrika kiyilarindaki bir balina, söyledigi sarkiyla güney amerika yakinlarindaki bir baska balinayla iletisim kurabilmektedir. bu anlattigim tamamen gercektir.

    atlantikteki bir arastirma da grönland aciklarindaki balinalarin bir kisminin ayni derinliklerde birbirine cok benzer sarkilarla antartika -güney kutbu civarlarindaki balinalarla anlastiklari tespit edilmistir. su, sesi havadan 5 kez daha hizli iletir, bu bahsettigim katmanlarda suyun sürati cok daha hizlidir -ayrica tuzlu su sesi tatli suya göre de daha hizli iletmektedir.

    balinalarin sesleri ve kulaklariyla sadece iletisim kurmadigi, derinlikleri ölctügü, en önemli besin kaynaklari olan plankton sürülerini de gene seslerini "sonar aleti" gibi kullanarak bulduklarini söylemeden gecemeyegim.benim bildigim kadariyla bilim bu sesler sayesinde kimlik tespiti yapmayi nasil becerdiklerinin henüz arastirilma safhasinda oldugu seklindedir.tabii kulaklarinin isleyisinde de cok mükemmel sistemler entegre edilmis olmasi gerekmektedir.

    balinalar büyük olmalarinin disinda bizim hic algilamadigimiz, tahayyül bile edemeyecegimiz dimensiyonlarda hareket ederler. balinalara bu özelliklerinden dolayi "hayvanlarin dervisi" denilebilir.
    10 ... paganviodio
  • yeşil montlu yeşil gözlü kız

    9.
    paltosuna uygun olsun diye gözlerine yesil lens takan kizdir.
    1 -3 ... paganviodio
  • dindar görünüp her boku yiyen insan türü

    14.
    coguna uyan bir tanimdir, gazeteler teravih namazindan ciktiktan sonra cikan bir tartismadan dolayi biraz önce beraber namaz kilidigi sahislardan birkacini bicaklayarak öldüren sahislarin haberleriyle doludur. ya da bilindigi üzre oruc tutmuyor diye bir sürü insan öldürülmüstür türkiye´de. bu "insanlari sablonlarla ölcme" olayi din de mevcut degildir. kuran´da "oruc tutmayani öldürünüz" diye bir ayet yoktur. ama yaparlar.

    ne demisler "herkesin günahi kendinedir" islam´da günah sayilan seylerin hepsi, ya sagliga, ya sosyal yasama zararli seylerdir. yani sonucta "günah isleyen" hakikaten de kuran´a göre mutlaka kendine zarar veriyordur. bu da aslinda cok enterasan birseydir. domuz etinin bile yenmesinin bir sürü sakincasi vardir, o etin icindeki bir madde diger etlerde olmaz (mesela kediler domuz eti yerlerse ölürler, o su an adini hatirlayamadigim madde kedilerde ölümcül bir etki yapmaktadir.)

    neyse konuyu dagitmayalim. sonucta günah denilen bütün hersey, ya ruha ya topluma ya vücuda mutlaka zararlidir. isleyen aslinda kendine,toplumuna kötülük yapmaktadir (allah´in bundan bir zarar görmeyecegi aciktir).

    zina´ya örnek - dna testi olayi ciktigindan beri tv´lerde (ben almanya´dayim) habire herkes birbirine babalik testi yaptirmaktadir. bunlardan en carpici örneklerden biri, üc kadin cikardilar tv´ye. ücü de 30-40 yaslarinda güzel güzel kadinlar. babalari da orada, analari ölmüs, babalari ölen analarinin cok s.k.sken bir kadin oldugunu, kendisini devamli aldattigini cocuklarina aciklamak icin cagirmis cocuklarina (bu isi neden evde yapmamissa) onlar da hazir gelmisken bir de babalik testi yaptiralim demisler, testin sonucunu da moderatör tv´de acikliyor, isiklar karariyor, teker teker hepsine acikliyor. inanir misiniz, "baba" dedikleri adam 3´ününde babasi cikmiyor!!! bir aglamalar, bir zirlamalar ondan sonra....valla yüregim sizlamisti. iste zina´ya carpici bir örnek. insan kendini ne kötü hisseder degil mi?

    not...konu gene dagildi.
    6 -1 ... paganviodio
  • dinner for one

    ?.
    alman televizyonlarinda her yilbasi gecesi yayinlanan 10 dakikalik ingilizce bir skec. cok komiktir. ingiliz yapimidir.
    hikayesi söyledir.

    miss sophie 90 yasindadir. yillardir mr.pomeroy, amiral von schneider gibi birkac asille birlikte yilbasi gecesini kutlamaktadir. ancak gecen yillar icerisinde bu asiller ölmüsler, bundan dolayi da o yemege artik katilamayacak durumdadirlar. ama bu tradisyonel birseydir ve devam eder. asillerin hepsinin rolünü miss sophie´nin usagi james üstlenir.

    devamini anlatmayayim sürpriz olsun. gercekten cok komiktir.
    link : http://www.youtube.com/watch?v=NDqD0Dz_J-M+
    ... paganviodio
  • metrobüs

    120.
    su an itibariyla maskesi düsmüs bir "uzun otobüs". bozuk otobüsleri bir de para vererek alip, kontrollerini hic yaptirmadan- ki adam gibi bir mühendis bu otobüse yapacagi bir analizle otobüsün puanini verebilirdi, demek ki öyle bir islem yapilmamis- sefere koymak sonra da "aaa bozukmus bunlar " demek, 15 milyonluk sehrin ulasim sistemi gibi belki de en önemli sistemini isletme iddiasiyla ortaya cikan iett´ye yakisan bir durum degildir. 50 otobüs almislar -kimbilir kac para vermislerdir?- simdi de 35´i garajdaymis. kardesim garaja koymak icin aldigin otobüsün istanbul´luya ne faydasi var? bir de iki yil calisiyor bu otobüsler, hayir tamam kötü kalitedir sudur budur, al otobüsü, kontrolünü yaptir, pazarlikta kalitesizligini öne sürüp fiyat düsür, türkiye´de at arabasina motor takip yürüten vatandas o otobüs icin de bir "muziplik" düsünür herhalde.

    kaziklanmis arkadaslar, tebrik ediyorum kendilerini.
    1 -1 ... paganviodio
  • domuz gribi kimyasal silah mi

    ?.
    aptalca olmayan bir sorudur. virüsün gelisimiyle ilgili okduklarimiz aklimiza ister istemez böyle bir soru takilmasina sebep olmaktadir. canli türlerinin her birinin cesitli hastaliklari vardir. bunlarin mutasyon la birbirine gecmesi cok zordur. gazeteler de "ciftcilerdeki griple domuzlardaki grip virüslerinin birlesip, birbirlerinden bilgi alisverisi yapmalari sonucu olusmus"(almanya) seklinde yazilar okuduk, ama sonra böyle bir seyin mümkün olmayacagi söylendi.

    görünüse bakilirsa bu virüs 3 degisik virüsün birbirleriyle mutasyona ugramasi sonucu olusmustur. duyduklarimiza göre böyle bir "mutasyon" ancak laboratuar ortaminda gerceklestirilebilirmis. tip adamlari söylüyor bunlari. yani bu hastalik "üretilmis bir hastalikmis". bilindigi üzre kimyasal silahlar bomba seklinde bir yere atilr ve atilan kapsulden hastaliklar yayilir, ya da zehirler, ya da öldürücü bilesimler.

    bu hastaligin cikis yeri meksika´dir. bu ülke abd´nin komsusudur.belki abd gizli servisleri o ülkede su an bilmedigimiz bir seyi önlemek ya da meksika´yi -tipki türkiye´yi pkk terörüyle yaptiklari gibi- cökertmek pesindedirler. bu tür "bilinmeyen" hastaliklar terörden falan cok daha öldürücü olabilirler.

    dün alman tv´sinde bir bilgili adam, "madem bu hastalik domuzlardan insanlara gecebiliyormus,domuzlarla insanlar binlerce yildir birlikte yasiyorlar, simdiye kadar niye gecmemis?" diye sorular sordu. ben, bu soruyu cok da mantiksiz bulmadigimi itiraf etmeliyim.

    aids icin de ayni iddia da bulunurlar, bu görüsü, yani aids´in de kimyasal silah oldugunu söyleyenler sadece komplo teorisyenleri degildir. aids´in "homoseksüel hastaligi" olarak lanse edilmesi ama hic ilgisi de olmamasi enterasandir. kaldi ki aids´le domuz gribinin cok ortak noktasi vardir- aids cok daha öldürücü olmakla birlikte- ikisi de virüstür ve "ikisi de hayvanlardan insanlara bulasmis" hastaliklardir- biliyorsunuz aids de maymunlardan insanlara gecmisti.

    aids´in homoseksualiteyle savasmak icin üretilmis bir hastalik oldugunu söylerler. bu gribin "domuz" gribi olmasi da belki ileri de "müslümanlarin laboratuarlarda hristiyanlarla savasmak icin icat ettikleri bir hastalik" diyebilmeleri icin olabilir. cünkü müslümanlarin hristiyanlarin domuz yemelerine fitil olduklarini pek cok hristiyan bilir, adamlar zaten 11 eylül´den böyle bir düsmanliga kosullanmis bulunmaktadirlar.

    neyse, gene de bilmiyoruz daha. yalniz gercekten, bu hastalik domuzlarda ilk defa bu zamanda görülmedigine, insanlarla domuzlar da binlerce yildir birlikte yasadigina göre bu türden resmen akcigerleri kullanilmaz hale getiren bir hastaligin ilk defa zamanimizda görülmesi, bence oldukca dikkat cekicidir.
    5 ... paganviodio
  • ilker başbuğ un mehmet ali birand a verdiği ayar

    9.
    mab´legenelkurmay baskani arasinda yasan bir diyalog.mab abartmis "silah fiskirmasi" benzetmesiyle. silah petrol olmadigi icin fiskirmaz, fiskirabilmesi icin, sivi bir madde olmasi gerekir, ve bildigim kadariyla silah sivi bir madde degildir, ve fiskiramaz. bundan dolayi mab verdigi örnek fiziksel acidan uygun olmayan bir durumda oldugundan genelkurmay baskani da ona bunu hatirlatmistir. türkiye´de insanlari töhmet altinda birakacak önyargilar olusmasina önayak olacak yorumlar gazetecilerin agzinda olmamalidirlar.

    genelkurmay baskani devlet protokolünün en üstteki kisilerindendir. kordiplomatik acidan bu protokole uygun
    bir dil ve üslupla konusulur bu mevkilerdeki kisilerle, eger üslup uygun degilse, uygun hale getirilir.
    3 -1 ... paganviodio
  • pkk ya küfredip rant elde etmeye çalışan mal

    7.
    pkk "bebek öldüren" yataginda yatan adama kursun sikan, otobüsten sirf ögretmen oldugu icin insanlari indirip kursuna dizen, arkadan vuran, sözümona "kürdistan" icin silahli propaganda yaptigini iddia edip istanbul´da ankara´da eylem yapan,mesela eminönünde bir dönerciyi havaya ucurup 150 cogu da istanbul üniversitesi ögrencisi sivilin ölmesine sebep olan (ne zamandan beri ankara, istanbul kürt topragi olmus) bati´ya "biz türkiye´yi sizin istediginiz gibi yipratir, paralarini trenyolu yapmak araba üretmek, ya da lokomotif üretmek yerine silah alip sizi zengin etmelerini mutlaka saglariz, siz keyfinize bakin." diyip onlarin destekleriyle "kiralik katillik" yapan bir terör örgütüdür. bu örgüte karsi alinan durusun ideolojik konum bir yana, insani acidan "sucsuz insanlari katletmek" babindan herhalde ki iyi olmayacaktir.

    tc türkiye devletidir. istemeyen bu devletten gider. biz kimseyi tutmayiz, istemeyene kapi aciktir.bu devletin sinirlarina ve vatandaslarina karsi eylemde bulunanlara bir türk vatandasi küfreder, bu normal birseydir, bunun "mallikla" ilgisi yoktur. kimse kimseyi öldürmüyordu hersey iyiydi, kimse bu türden küfürlesmelere girmiyordu, bu eylemlere baslayan adamlar da vatandasin kendileri hakkinda pek de iyi seyler düsünmeyecegini mutlaka biliyorlardi, senin ordunun askerini capulcular hain habersiz bir sekilde bir arkadan vurmayla öldürüyorlarsa sen de ona küfredersin, bu da yapabileceklerinin en minimalidir. aslinda daha fazladan bir harekete girismek lazimdir.
    8 -3 ... paganviodio
  • kadıköy pendik hattının dolmuş şoförleri

    1.
    doktora tezi olabilecek insanlar. cok büyük adamlardir, onlarin yaptigi isi herkes yapamaz.
    söyle ki;

    -kadiköy´de iskele yanindan binersin dolmusa, (su anki fiyatlari bilmiyorum bütün fiyatlari aticam.) 20 ytl verirsin, "maltepe bir kisi" dersin, para gider, bir baskasi 10 ytl verir "göztepe bir kisi der" o para da gider, sonra yola cikildiktan sonra dersane´den gelen üc kiz biner dolmusa onlarin herbiri baska baska yerler gidecektir, biri marmara üniversite, digeri bostanci kavsagi yolcusu, bir digeri de idealtepe yolcusudur (bunlarin hep farkli fiyatlari vardir),bu paralarin hicbirisi listelenmez, yazilmaz, ve paraüstleri konusu vardir. birisi mesela bir 50´lilik vermistir, söför aynadan " bozuk yok uydu hanim teyze?" diye sorar, olmadigi yanitini alir. bundan sonra da binenler olacaktir. sonra dolmus ilerler, ilk parasi alinmis adamin inecegi söyledigi yerlerden geciliyordur. söför gene aynadan " ziverbey isiklari kalmasiiin." der (ben cok nadiren bir söförün bu inilecek yeri kacirdigina-belki yüzde bir´dir- sahit olmusumdur), bu arada inilme yerine yaklasirken arac bos kalmasin diye yolda bekleyen "kazlari" gözlemlemeye baslar, bu arada etraftaki diger dolmuslarla da yoldaki "kazlari" toplamak konusundaki rekabet bütün hismiyla sürmektedir.

    hickimse paraüstünü almadan, unutuldugu icin dolmustan inmez. bu konuya benzer komputer oyunlari vardir, ben bazen oynarim bu oyunlari, aklima da hep o bizim emektar dolmus söförleri gelir. o paralari üstleri inis yerleri hep degisik olduklari icin akilda tutup kime ne kadar para üstü verilmesi gerektigini sasirmamak, neredeyse imkansiz birseydir.

    - bütün bunlar olurken arac istanbul trafiginin en akrobatik caddelerinden olan meshur "dolmus yolu" nda seyretmektedir. bu yolda, bilen bilir , dikkat etmen gerektiginden radyoda calan müzige bile konsantre olmazsin. mesela otobüs duraginda pespese 3 otobüs karmasik bir sekilde durmaktadir, dolmus söförü 2.ve 3. otobüsün arasina cok cevik bir direksiyon kirisiyla girer, öndeki ve arkadaki otobüse cm´ler kalmak sartiyla durur,ve yolcu alir, ya da indirir.sonra otobüsler hala orada durmaya devam ediyorlarsa bir de oradan cikar -cok basima gelmistir, sahitlik ederim (simdi bunu okuyanlar "hah tam da ne güzel söyledin aynen benim de basima geldi kac kere" diyeceklerdir)-. üc seritin en sonuncusunda seyrediyordur, her taraf doludur, sagda yolun kenarinda biris isaret eder, adam gaz verir arayi biraz acip caprazlama-sinyal vererek yapiyor bunu- üc serit degistirerek gelir tam o isaret eden arkadasin önünde durur.

    istanbul´da dolmus söförleri cok nadiren kaza yaparlar. ben 20 yil istanbul´da yasadim, ilk 6 yil dünyadan haberimiz yoktu, sonrasini ama biliyorum, sadece bir kez bir dolmusun kaza yaptigina sahit oldum.

    bütün bu aktivitelerin arasinda, ön sag´da oturan arkadasiyla gecen fener macini tartismayi da ihmal etmez.

    cok özel adamlardir, kendileri kültürümüzün bir cesit "zenginligidir".
    5 ... paganviodio
  • bir seks objesi olarak kadınlar

    14.
    delikten ibaret bir türdür. delik cok kere her ise yaramakta, insani bir sekilde tarihe bile gecirebilmektedir. tarih bunun örnekleriyle doludur. nice kraliceler bile bu sekilde kralice olmus hele bir sürü film artistleri delikleri sayesinde o yerlere gelebilmislerdir- deliklerini bu sekil bir kullanima acmayanlarin acanlardan daha yeteneksiz olduklarini tartismak lazimdir-.

    kadin bir insandir. delik se onun sahíp oldugu birseyden ibarettir.
    ... paganviodio
  • abdullah öcalan

    174.
    kukla´dir. ipleri kesinlikle kendi elinde degildir. siyasal fakulte mezunu olan bu sahis "birileri" tarafindan "türkiye´yi rayindan cikartmak" icin secilmistir. kürtleri ayaklandirmak icin yaptigi silahli propaganda eylemini bircok batili devletin destekledigi unutulmamalidir. hele almanya....ben almanlara yeri geldiginde "cok seviyorsaniz kürtleri size gönderelim, mecklenburg vorpoomern´de cok bos arazi var, oralara yerlestirirsiniz, bir kisim toprak da verirsiniz, ismini de kürdistan koyarsiniz, sevinirler" diyorum, cok bozuluyorlar. halbuki niye bozuluyorlar, gercegin de ta kendisidir. adamlari destekliyorlar, silah gönderiyorlar, demek ki o0nlari destekliyorlar. eee adamlari "sevdiklerine" kavusturmak lazimdir, degil mi ama?----iste bu "bozulma" modu bize öcalan´in olay icersindeki fonksiyonunu da cok güzel acikliyor.... amac kürtlere duyulan sevgi falan degil, sadece türkiye ´nin bocalamasina calismaktir. dogrudur türkiye bu adam yüzünden 100 milyar euro para harcamistir-bu rakam dogrudur-.40 bin sehit vermistir. ama o kadar da bocalamamistir. türkiye´nin ezelden beridir bir ab rüyasi vardir. belki de ab türkiye´yi su an oldugu sekliyle degilde,"istedigi" bir toprak ve nüfusla ab´ye almak pesindedir, o yüzden de türkiye´yi bölmenin pesindedir. halen türkiye bölünmemistir. bunlar satranc oyunu gibi hesaplanmis olabilir.

    sonucta...öcalan bir katildir, o dur budur sudur ama o en önce baskalarinin kuklasidir. bir gün onun ne kadar kukla oldugu daha iyi anlasilacaktir.
    8 -1 ... paganviodio
  • başı açık iki kadından biri hayat kadınıdır

    51.
    cok dogrudur....benim almanya´da yasadigim ve buradaki kadinlarin cogunun basinin acik oldugu düsünülürse, alman basbakani merkel´i bir gün sokakta görüp kendisiyle hep hayalini kurdugum fantazileri -üstelik parasini da vererek- yasamak isterim. (caaaaaaarrrrt)

    profesörmüs....ne profesörü ki o sahis? genelleme profesörü mü?
    -1 ... paganviodio
  • öcalan a küfretmenin dayanılmaz hafifliği

    6.
    olm bebek öldüren adamlarin en baslarindaki adamdir. köy basip kadin cocuk demeden öldüren adamlarin basidir, sözlügün yeni yetme yazari bilmez biz 82-83 ler de cooook öldürülmüs bebek fotografi gördük gazetelerde. o fotograflari unutmamiz, annemizin "ise bak yaw, ne istemisler kundaktaki bebeklerden?" diye babamiza sormasini silmemiz herhalde ki mümkün degildir.

    biz, cok küfür ederiz o adama. bir ise yariyor mu bilmiyoruz, ama manen bu sayede biraz rahatladigimizi söylemem gerekir.
    ... paganviodio
  • alkollüyken araba kullanmak

    20.
    iyi bir sey degildir. kaza falan yapmadan gideceginiz yere gelmis olsaniz bile bir matah yapmis sayilmazsiniz. gerci alkolsüz araba kullanan adam kaza yapmaz mi, niye buna böyle taktiniz seklinde görüsler de vardir, ama gene de yakalanmasaniz bile, mümkünse alkolsüz araba kullaniniz.

    en azindan kaza yaparsaniz ve o kaza da birisine bir sey olursa "ulan o mereti icmeseydim simdi böyle bir sey
    olmazdi" diye düsünmezsiniz...bunlar hep duruma göredir. alkollü adam kaza yapar , almayan yapmaz diye bir genelleme de tamamen yanlistir. ama "genel karine" gözönüne alinirsa alkol bir sekilde adamin reflekslerini kisitlar, gerci arabadaki bir sinek de ayni isi görebilir...gene de almayiniz, ya da almamaya calisiniz.ya da aldiktan sonra ayik birisinin arabayi kullanmasina yardimci olunuz. ki siz yan koltukta uyuyabilesiniz. yasa var cünkü.

    ama tekrar...alkollü araba kullanip da kaza yapmayan adam sayisi, alkollü kaza yapan adam sayisindan mutlaka pekcok daha fazladir. öyle genelleme yapmanin da alemi yoktur.
    5 ... paganviodio
  • türk milletinin aziz millet olmasının sebepleri

    ?.
    cok sebebi vardir. mesela;

    -evladini sehit verir ve "vatan sagolsun" der- dünya da bu özellige sahip ileri konumdaki millet hic yoktur. cogu savas ortami olmadan böyle bir sey olursa gidip "davalar" acar. kisisel ilgiyle bu konuda bir arastirma yaptim, türkiye´de cok sehit olmasina ragmen bu konuyla ilgili davalar hemen hic yoktur, bu durum milletin "vatan sevgisine" delildir.(verilen kayip ve buna karsin verilen cevap karsilastirildiginda baska bir sonuc cikartilamaz.)

    - herkes habire yer ama devletin kendisini idare edecek parasi hep olmustur.

    - iyi niyeti pekcok insan tarafindan görülmektedir (ancak acikca ifade edilmemesi genellikle "bilinclidir")

    - bir misafir gelmisse iki koyunundan birini kesip "misafire rezil olmamak icin" ortaya yemek koyar.

    - komsuluk iliskileri cok gelismistir.(umudumuz bu özelliginin hic kaybolmamasi yönündedir)

    - benim bi kere basima geldigi üzre, zil zurna sarhos vaziyetteyken taksim´den gece 3´te taksi-dolmus´a binip gidecegin yere giderken, ve de söför ücretleri toplarken "hocam valla bütün parayi ictim, isterseniz surada ineyim, cünkü hic param yok" dedigin de söförün "senin parana kaldiysak zaten iflas etmisiz demektir" demesiyle bedava yolculuk imkanini sunmasidir ( da bunu da kötüye kullanmamak gerekir, ben bir kere kullandim baska da hic kullanmadim)

    türk milleti kendi degerlerinin hic farkinda degildir. bu degerler cok güzel degerlerdir.
    5 ... paganviodio
  • domuz gribi

    74.
    nam-i deger h1n1 virüsü. bu, adi üstünde bir virüstür, en garip seklini domuzlarda ve insanlarda bulmaktadir- cok enterasandir domuz gribinden su ana kadar hicbir kusun öldügüne rastlanmamistir-.bu 70´li yillardan beri taninmakta olan bir virüstür.

    1976´da ilk vaka görülmüstür.6 amerikan askeri new jersey´de "domuz gribi"adiyla anilan hastaliktan hastaneye yatirilmis, birisi kurtarilamamistir.h1n1 tokalasmayla, havadan, hertürlü vücut temasiyla bulasan bir virüs olarak addedilmistir. 7-8 gün icerisinde bütün etkisini göstermektedir. ilk 48 saat icerisinde solunum yollarinin yanmasi ve öksürük, cigerlerin tahris olmasi seklinde etkiler gösterir. müdahale edilmezse bundan sonraki safhalarda ciddi etkiler yaratabilir.

    hastaligin "ölümcül" bir sicil kazanmasi su an icin bilinmeyen bir sebepten "akciger iltihaplanmasina" sebep olmasindadir. ancak bu gec kalinmis basvurularda olusmaktadir. "akciger brons iltihaplanmasi" domuz gribi olmadan da olusabilen bir seydir, ve eger dikkat edilmezse-hic sakasi yoktur- yakin zamanda öldürür.ancak bunun neden "domuz gribi" sebebiyle de olustugu su an icin bilinmemektedir.

    bu hastalik "ön safhalardaki" dogru teshislerle tamamen kontrol altina alinabilinen bir hastaliktir. problem, eger cok gec kalinirsa baslamaktadir. ayni sey verem, tifo, kolera gibi hastaliklar icin de gecerlidirler. bugün siz kolera´ya yakalanacak olursaniz, aslinda korkulacak birsey yoktur, hastaneye ölmeden gittiginiz an sizi kurtaracaklardir, ancak önkosul burada hastaneye, doktora gitmenizdir. gitmezseniz kolera koleradir, h1n1 h1n1´dir, tifo´da tifo´dur- hicbirinin sakasi yoktur, dalga gecilecek seyler degildirler. ancak tamamen cözüme ulastirilmislardir, ve siz doktorla iliskinizi tamamen bitirmediginiz sürece cok da korkulacak hastaliklar degildirler.

    edit-su an itibariyla ögrendigim kadariyla bu hastaligin "domuz etinden" bulasmasi ihtimali et ancak isitilmadan tüketilirse olabilir. 70 derece sicakliktan sonra virüs ölmektedir.
    2 ... paganviodio
  • imamların kıldırdığı namazların geçersiz olması

    9.
    bu konu gercektir, dalga gecmek isteyenler cikacaktir, ben islma diniyle ilgili okumalarima 10 sene önce baslamis, o zamanlar da bu konuya tesadüf etmistim. islam´da ruhbanlar sinifi diye birsey yoktur. "islam ruhbanligi reddeder." "din herkesindir", "islam da papazin günahi affetmesi diye bir sey yoktur, o isi ancak allah yapar" seklindeki pekcok söylem islam fikihinda, öyle gerici olmayan, kafasi calisan pekcok islam bilgini tarafindan devamli olarak yazilangelen seylerdir.bu mantikla düsnmeyi sürdürdügümüz zaman bir süre sonra, imamin para karsiligi namaz kildirmasi konusunun "islami acidan nasil bir sey oldugu" sorusunu kendimize sormaya baslariz.

    "kuran" söyledigi seylerden baska "söylemedigi seylerle " son derece dikkat ceken bir kitaptir. "kuran´in" hicbir yerinde "imam´in arkasinda durup namaz kiliniz." seklinde bir ifade yoktur. bu cok enterasandir. "namaz kiliniz" vardir. mesela "zekati" zekat toplamakla ilgili kurumlara vermenin ne derece dogru oldugu da aslinda süphelidir. cünkü "islam`da " "zekat" ihtiyaci olana verilir. bazi yazarlar, islam dinin de "fakirligin" kuran´a göre bir tarifi oldugunu ve bu tarife bakarsak, zekata ihtiyaci olan sahsin zekata gercekten ihtiyaci oldugunun, taniklanadirilabilecek durumda olmasi gerektigi, bu yüzden zekatin "sadece" bilinen yoksullara verilebilecegi, bilinmeyenlere "zanna" uyarak zekat verilmeyecegini, de söylerler. zekat toplayan kurum, namaz kildiran kurum, "islam dinini ruhbanlastirir" islam dinini halka uygulatan bir "kurumlar zinciri" olusmus olur. oysa ki "kuran" böyle bir seyi kesinlikle reddetmektedir.
    herkes allah karsisinda esittir. bu tür kurumlar -sanki bazi kisilerin allah a normal diger kisilerden daha yakin, allah´in adini kullanarak para kazanmalari- olamaz.

    insan suresinde "biz sizi de,peygamberlerinizi de sorguya cekecegiz." seklinde bir ayet olmasi, bu esitligi cok güzel ortaya koyan bir ayettir.

    bunun disinda "kuran-i kerim" in para karsiligi olarak satilmasi, bunun bir ticaret kolu olmasi da, cok tartisilmaktadir. ruhban sinifi olusursa, o durumda bir müslüman´in nasil davranmasi gerektigi konusu artik tartismaya acilmalidir. cünkü birileri allah´i peygamberi, dini hisleri , ticaret unsuru olarak kullanmakta ve cok güzel paralar kazanmaktadirlar (bu adamlarin ne sekil müslümanlar olduklari konusu ayrica bir entry konusudur).

    unutulmamalidir ki, hz.peygamber´in mezari belli degildir, mezarin oldugu yer kendi vasiyeti üzerine tamamen düzletilmis, peygamberin nereye gömülü oldugunun "tam" olarak bilinmesi bu sekilde önlenmstir. bugün hacca gidenler sadece "tepelik" bölge olarak sembolen peygamberin mezarini ziyaret gitmektedirler. yoksa o mezar bugün "tapilmaya gidilen bir yer" olurdu. bu "ruhbanliktan kacinma" endisesi taa buralara kadar gelmistir islam dininde.

    bu durum da camiler de para karsiligi namaz kildirmak, o isten para almak, bunlar tartismaya acik konulardir, ama isin daha pek cok boyutu vardir, islam dini aslinda "devlet" dedigimiz olguyu da reddetmektedir. islma´a göre insanlar vardir, bunlarin kendileriyle, cevredekilerle iliskileri vardir. ama öyle "devlet" seklindeki bir "üst kurulus" islam dinin de yoktur. simdi dünya da "devletler" mevcuttur, bu devletlerin bir isleyis prensipleri olmalidir. bu durumda da belki bir imamin para almasi kabul edilebilir. cünkü dünya su anki görünüsü itibariyla kesinlikle "islam" dininin algiladigi bir görüsünüste degildir. islam sonucta "kisinin ve cevresinin kendi durumunu düzeltmesi halinde, o toplumu olusturan tüm ögelerin düzelecegi" görüsü cevresinde insani ve iliskilerini ele alir. "Devlet" bunun tam tersini yapar. islama göre hareket kisinin, cevrenin kendisinden gelir, devlete göreyse (yani bati kaynakli görüslerin ürettigi devlete göre, buradaki kastimiz) hareket yukardan asagiya dogru tatbik ettirilir. islam´da "yukarisi" allah´tir, oradaki emirlerin yeryüzünde nasil tatbik edilebilecegi sorunsali kuran´da tartisilmaktadir, oysa devletin isleyisi böyle degildir. yani aslina taban taban zittirlar, duruslari ve isleyisleriyle. bir sürü islam düsünürü, hepsinin aptal oldugunu söylemek biraz sacma olur, "islam devleti" seklindeki bir tamlamanin islam dininin olaya bakisiyla ne kadar uyustugu konusunu tartismaktadirlar. zira "kuran" basindan sonuna kadar "bireye" ve "kücük gruplara" en sonundaysa "büyük gruplara" hitap etmektedir, kuran´in hitap ettigi ana kisi "sen" sindir. bu farklari iyi anlamak ve kulaktan dolma seylerle görüs üretmemek gerekir. gerci, ben de bu konulari uzun zaman önce okumustum, ancak, dogrudur, cok enterasan, bir sürü degisik degisik tespit, en sonunda öyle karisiyor ki icinden cikilmaz hale geliyor.

    bu konularin tartisilmasi iyidir, hele kavga edip nefretle otobüsler de kendini infilak ettirmekten falan cok daha iyidir.
    5 ... paganviodio
  • silah namustur

    8.
    pekcok acidan anlasilabilinecek bir sözdür. silah "insanlarin hepsinincok iyi, pek nezih varliklar oldugunu" kabul etmemiz halinde önemini yitirecektir, ancak biz de eger bu öngörüyü kabul edersek "gercekcilikten uzaklasmis" oluruz. silah´in namus olmasi durumunu belirleyen o silahin bulundugu cevredir. duruma görenamus ya da baska sey olur silah.

    düsman belirliyse, yapacaklari asikarsa, herhalde ki silah cok da önemli bir aractir. ondan önce gene de diplomasi denenir, ama hitler´in ordusu wehrmacht´i da dünya´nin en önde gelen diplomatlarinin durduramamasi bu "insancil" yaklasimlar pesinde kosan arkadaslarimiza "tarihten" bir mesajdir. bazen silaha cok ihtiyac duyarsin ve o nokta da silah "gercekten namustur."

    ancak kullanmamaya calismak silahlarin susuk kalmasi icin elden gelenin hic durmadan gerceklestirilmesi kesinlikle cok önemlidir. military, diplomacy´den sonra ki adimdir. gelgelelim, silah kullanman gerektiginde silahini "namusun gibi korumadigin icin yaninda degil" bulursan, o zaman senin isin bitiktir. bu da böyle tabii..
    2 ... paganviodio
  • dünyanın en pahalı kahvesi

    14.
    vietnam ve güney asya´da yasayan bir tür kedi´nin yedikten sonra kahve´yi dışkı olarak çıkartması sonucu ortaya çıkan kahve türü. kahve hayvanin sindirim sistemindeki enzimler tarafindan tadi degistirilerek, "disari atilir". bahsedilen kedi, kendisine tuvalet olarak hep ayni yerleri arar.o y+üzden bölgenin insanlarinin bu kahveyi bulmalari cok kolaydir.
    1 ... paganviodio
  • starbucks ta kahveye 10 tl veren kişi

    33.
    cok bilincsizdir.10 ytl 5 euro eder, biz almanya´dayiz, en baba kahvenin yarim kilosu burada hem de tchibo, eduscho falan 4,30 dur(biz gecenlerde fransa´ya gittik, adamlar leclerc´de bir brezilya markali kahve getirmisler, kilosu- yarim kilosu da diil- 2,5 euro´ydu, ama o bir istisnaydi, ama anlayin yani-. türkiye´deki bu fiyat olayina zaten oldum olasi hayranimdir. valla size söyle söyliim, ben 12 senedir falan almanya´da yasiyorum.burada okudum, evlendim,yerlestim, bütün avrupa´yi gezdim.

    su almanya´da, fransa´da, italya´da zaten hayatta olmaz(benim bildigim hicbir italyan, al capone´da dahil,tutup bir kahveye 5 euro para vermez, kardesim), ispanya´da( madrid gibi harikulade bir sehir- ki belki de paris´ten güzeldir,kac yildir "avrupa´nin en ucuz baskenti secilir yapilan anketlerde), hadi eliter isvicre´de bile hic kimse kahveyi 5 euro´ya satmaz. ben köln de holiday inn hotelinin ren nehrine bakan kahvalti salonunda kahve ictim 2euro 80 sent´ti. bütün trenler de kahve- hem de kocaman 600cl kahve- 1,80´dir. simdi isi biraz büyütelim, dünyanin en aristokrat sehri paris´e gidelim....paris´te kac yerde kahve 5 euro´dur acaba. ben harbiden bak saka falan diil, place du concorde ´da (ritz otelinin oldugu yer) kahve icmistim, o da öyle 3 euro tutmustu.

    neymis o öyle yaw 5 euro´ya kahve...

    ben size o isin daha acayibini söyleyeyim. benim esimin havaalanin da (bodrum) karni acikti, oarada da hamburger yapan bir adam varmis, "bana illa da bir hamburger al, acliktan ölüyorum" dedi, ben de gittim aldim, ve o hamburger´e 7 euro para verdim, geldim oturdugumuz yerde hanima hamburger´i takdim ettim, fiyatini ögrenince beti benzi atti, hem 7 euro´dan olduk, hem de hanimla "7 euro´ya da hamburger mi alinir-sen istedin karnin ac kalmasin diye aldim?" seklinde kavga ettik...bu türkiye´de neye nasil fiyat koyacaklarini bilmiyorlar azizim. millet de simartiyor demek ki...

    ne kadar zengin olursan ol, gidip 10 ytl´ye kahve almayacaksin, bunu prensip yapacaksin, o türden "bilincli pahalandirma" pesinde kosanlara cesaret vermeyeceksin. gercekten söylüyorum, hepinizin evinde internet var, girin bakin almanya´daki restaurant´larin fiyat listelerine 5´i gec 4 euro´ya bile kahve bulamazsin, cok feci elestirirler adami "hemserim sen n´apiyorsun yaw, market de yarim kilosu 4 euro olan seyin iki gramini sen nasil 5 euro´ya satarsin" diye adami bir de sorguya cekerler. valla gazetelere haber olur o is burada- surda surda bi kahveyi 5 euro´ya satiyorlarmis diye....
    64 -4 ... paganviodio
  • yeni şeyler getiriyorum